Demek ki Kufî yazısı, Mensûb yazısının Hz.Ali (r.a.) efendimiz ve vahiy katipleri tarafından ıslâh edilmiş,geliştirilmiş ve güzelleştirilmiş şeklidir.
Mâkilî,( köşeli ) yazıda gözlü ve başlı harflerin hareketi dört iken Kûfî yazıda üçe inmiştir.
Hz.Ali efendimizi takip eden diğer katipler, Onu kendilerine rehber edinmişler ve Kûfî yazısını yaklaşık 500 çeşit şekilde yazmışlardır.
Topkapı Sarayında Hz.Ali, Hz.Ömer ve Hz.Osman?ın kûfî yazısıyla yazdıkları Kuran-ı Kerim den şâheser örnekler mevcuttur.
Kûfî yazısına;MENSûBî, MEKKî, MEDENî ve BASRî adları da verilmiştir. Ayrıca UMM?UL-HUTÛT( güzel yazıların anası ) da denilmiştir.
Kûfî yazısı ile SİKKE(Para), KİTÂBE ve KUR?AN-I KERİM yazılmıştır.
Hz.Ömer, Hz.Osman ve Hz.Ali (r.a.) efendilerimizin yazdığı gibi kûfî yazısını hiçbir hattat tam manası ile yazamamıştır. Benzetmeye çalışmışlar;ancak taklitten öteye geçememişlerdir.Daha sonraları hakiki yazma Kûfî yerini başka yazma kufilere ve yapma kûfîye bırakmıştır.Bundan dolayı karakteri bozulmayan ve yaklaşık dört asır devam eden Hakiki Yazma Kûfî yazı çeşidi; diğer Yazma Kûfî ve Yapma Kûfî yazı çeşitleriyle beraber 500 e ulaştığını Hamdi Yazır belirtmektedir.
YAPMA KÛFî Hattat yazısı değil; mimar, ressam, mühendis yazısı olup ,yazı estetiği değil; resim estetiğine sahiptir.
Böylece önceleri sikke, kitâbe ve Kuran-ı Kerim yazısı olarak görülen Hatt-ı Kûfî daha sonra kitâbelerde ve süs yazısı olarak ara sıra kullanılır olmuştur.
|