YAZININ DÜNYAYA İNİŞİ VE GİZLİ SEYAHATİ
Her ne kadar kaybolmuş veya halen devam eden milletlere ait yazıların nereden, nasıl ortaya çıktığı ve ne kadar çeşidinin bulunduğu tam olarak bilinmemekle birlikte bir ilahiyatçı ve araştırıcı olarak bildiğimiz bir gerçek şu ki; (Hattın) yazının dünyada ortaya çıkışı, başlangıcı ve seyri şu şekilde olmuştur:
Bugün yeryüzünde bulunan ilâhî ve ilâhî olmayan inanç ve dinler arasında bir bağlantı vardır; ilâhî olmayan bütün dinler, ilâhî olan Gerçek Din'in bozulmuş, değiştirilmiş şekilleridir. Sapık dinler, sapık görüşler ve yanlış inanışların hepsi, aslında ilâhî olan Tevhit inancının "Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka tapınılacak bir ilâh yoktur)" inancının değiştirilmiş, bozulmuş şeklidir.Son ilâhî din olan İslâm dini, Allah inancının aslını bildirerek, bütün peygamberlerin bu tevhit inancını, insanlara yeniden duyurmuş ve artık bu inancın kıyamete kadar da bozulmayacağını bildirmiştir.Onun için son ve tek ilâhî din de İslâm dinidir.
Şimdi bunun yazı ile ne alakası var diyeceksiniz, açıklayayım:
Kur'an-ı Kerim, Sevgili Peygamberimize 23 senede farklı zamanlarda âyet âyet, sure sure vahiy edilmiş ve Vahiy Katipleri tarafından değiştirilmeden aynen yazılmıştır. Peygamberimizin vefatından sonra iki kapak arasına alınarak daha sonra bir kitap haline getirilmiştir.Halbuki diğer Peygamberlere gelen kutsal kitaplar bir bütün olarak gönderilmiştir ! Meselâ;
Hz. İsa aleyhisselâm'a gelen İNCİL,
Hz. Davud aleyhisselâm'a gelen ZEBUR,
Hz. Musa aleyhisselâm'a gelen TEVRAT ve ON EMİR,
Hz. İbrahim aleyhisselâm'a gelen 10 SUHUF (On adet kitap),
Hz. İdris aleyhisselâm'a gelen 30 SUHUF (otuz adet kitap)
Hz. Şit aleyhisselâm'a gelen 50 SUHUF (elli adet kitap) ve
Hz. Âdem aleyhisselâm'a gelen 10 SUHUF (on adet kitap) bir bütün kitap olarak gönderilmiştir ! Toplam 114 adet olan bu kutsal kitaplardan Kur'an- Kerim hariç, hiçbirinin aslı zamanımızda yoktur. Asılları ya tahrif edilmiş ya bozulmuş ya da kaybolup yok olmuştur.
Demek ki Kur'an-ı Kerim; ayet ayet, sure sure, bölüm bölüm gönderildiği şekilde , hiç değiştirilmeden Vahiy Katiplerince yani insanlar tarafından yazıldığı halde diğer kutsal kitaplar peygamberlere, Allah (c.c.) tarafından bir bütün kitap olarak gönderilmiştir. Bu kutsal kitaplardaki yazılar ilahi idi, insan yazısı değildi.
İşte asıllarının nerede ve ne kadar çeşidi bulunduğunu tam olarak bilemediğimiz beşer yazılarının, insanlar tarafından yazılan bütün yazıların aslı, başlangıcı, temeli yukarıda bahsettiğimiz bu kutsal kitaplardaki yazılardır. İnsan olarak ilk yazıyı da ilk insan ve ilk peygamber olan Hz. Âdem aleyhisselâm kendisine gönderilen on kitap ve Cebrâil aleyhisselâm vasıtasıyla Allahın kendisine öğrettiği şekilde yazmış, çocuklarına ve sonra gelen insanlara bildirmiştir.Mağaralarda bulunan resimler,çizgiler ve yazılar; kardeşi Habili öldürüp işlediği bu günahtan dolayı Adem aleyhisselamın kendisinden ayrılarak dağlarda ve mağaralarda yaşayan cahil kalmış Kabilin çocukları ve nesli tarafından yazılmış..Adem aleyhisselamın yanında kalan çocukları ise okuma yazma bilen, şehir hayatı yaşayan medeni insanlardı..
Çünkü kendisine çeşitli konularda; (İman,İbadet,Ahlak,Matematik,Geometri,Fizik,Tarım,Çeşitli Zanaatlar,Dil-Yazı vs.)10 Suhuf ( on kitap) gönderildiğine İnandığımız Hz.Ademin cahil olması düşünülemez.Aksi halde bir çelişki olur.21. asırda bile dünyamızda bilimin üst seviyelerine çıkmış insanlar olduğu gibi,Afrika ormanlarında,Amazon ormanlarında vs. ilkel olarak yaşayan cahil,okuma-yazma bilmeyen insanlar yok mu?Onları örnek göstererek 21.asrın bütün insanları böyledir, okuma- yazma bilmeyen iptidai,ilkel insanlardır demek insaf ölçülerine sığmaz
Prof. Dr. A. Süheyl ÜNVER 1953?te Yeni Lâboratuvar Yayınlarının 9.sırasında yayınlanan ?Türk Yazı Çeşitleri? isimli eserindeki yazı isimlerini ve hat tarihimizi kısaca bildiren İsmail Hakkı? -dan alınmış bir belgede şöyle denilmektedir:
Malum ola ki Âdem aleyhisselâm on iki kalem üzere hat yazıp ol on iki kalem üzere yazılan hat bunlardır. Zikrolunur:
1-Arabî 2-Farisî 3-Süryanî 4-İbranî 5-Himyerî 6-Rumî 7-Kıptî 8-Berberî 9-Endülüsî 10-Hindî 11-Cinî 12-Yunanî.
Pes (sonra) Âdem aleyhisselâm bu aklam (kalemler, yani bu yazı çeşitleri) üzere kerpiçler üzerine hat yazıp, ol kerpiçleri pişirip yere defnetmiş idi (gömmüştü). Badehu Tufan-ı Nûhta(Nuh Tufanından sonra) üzerinde hat yazılı olan kerpiçler kimin eline girdi ise ona göre taklid-i talim ederek yazıp, elsine-ı muhtelife (çeşitli diller) ve hutut-u müteferrikaya (değişik yazı şekillerine) şuyu buldu (yayıldı). Arabî yazılan kerpiç Hazret-ı İsmail aleyhisselâm zamanına değin mestur kalıp Hazret-i İsmail ol kerpiçi bulup Arabî söylemek ondan bakidir...
Büyük İslâm alimi Es-Seyyid Abdulhakim Arvasî Hazretlerinin, 20.Asrın başlarında İstanbula gelen Fransız dil ve yazı araştırmacısı bilim heyetine dil ve yazının menşei, başlangıcı ile ilgili olarak verdiği bilgiler,Fransız heyetini hayrete düşürmüş, O İslâm âliminin derin kültürü ve engin bilgisi karşısında İslâm dinine ve âlimlerine büyük hayranlık duymuşlardır.
O Büyük İslâm âlimi, yazı konusunu ana hatlarıyla kısaca şöyle ifade buyurmuşlardır:
İlk insan ve ilk peygamber Âdem aleyhisselâma gelen ve her biri çeşitli konuları ihtiva eden 10 SUHUF tan bir tanesi çeşitli diller ve yazı üzerine idi.Adem aleyhisselâma, dolayısıyla çocukları olan biz insanlara öğretmek için Allahu Tealâ tarafından gönderilmişti.?
Kuran-ı Kerimde Allah-ü Teala, insana kalemle, yazıyla,(okumayı ve) bilmediklerini nasıl öğrettiğini Ikra Suresinde şöyle açıklıyor:
Bismillahirrahmanirrahim.
Ikra Bismi Rabikkellezî halak (1)
Halakal insâne min alak (2)
Ikra ve Rabbukel Ekrem (3)
Ellezî alleme bil-kalem (4)
Allemel-insâne mâ lem yalem (5)...
Bu âyetlerin meâli, yani anlamı şöyle:
Acıyan ve esirgeyen Allahın adı ile..
Oku (Ey habibim); Yaratan, insanı pıhtılaşmış kandan yaratan Rabbinin adıyla oku. Rabbin öyle bir kerem sahibidir ki; kalemle (yazıyla) öğretti,insana bilmediklerini öğretti.
Evet; Rabbimize, Allahımıza ne kadar şükretsek azdır.Bize dil, kalem, yazı, bilgi ve hattı ,hatta Kendini öğretti .