hatyazilari
  HÜSN-I HAT YAZILARINI YAZMA ÇEŞİTLERİ
 
HÜSN-I HAT YAZILARINI YAZMA ÇEŞİTLERİ
 
1- Tashihsiz Yazma
2- Tashihli Yazma
3- Taklit ederek yazma
4- Kopya ederek yazma
 
1-TASHİHSİZ YAZMA
 
Bir yazının tashihsiz yazılması demek, kalemden çıktığı gibi kalması, sonradan düzeltilmeye lüzum ve ihtiyaç göstermeyecek kadar olgun metin olması, güzel yazılmış ve kürsüsüne oturmuş bulunması demektir. Sanatta asıl olan böyle yazmaktır ki ?Bir kalemde yazmak sözü bu şekildeki tashihsiz yazılar için geçerlidir.
Nesih, icazet, nes-talik, siyâkat, çep (divanîler) ve rikâa gibi yazılar umumiyetle bir kalemde yazılırlar.Yazarken kalem ucu ile yapılan ufak tefek düzeltmeler tashihten sayılmaz.
Kalem kalınlığı arttıkça tashihsiz yazma işi de o nispette zorlaşır ve tashih yapmak zaruret halini alır.
Kalın celi, müsenna, istifli ve girift yazıları tashihsiz yazmak çok az hattata nasip olmuştur.
Tashihsiz yazabilmek için bilek kuvvetli, el mümâreseli, kalem keskin, kâğıt elverişli, mürekkep koyu,yazan da kalemine tamamen hâkim olmalıdır. Bu cümleden olarak;
 Kalem keskin olmazsa akışta keskinlik ve tabîilik bulunmaz. Kâğıt böyle yazmaya müsait değilse,kalemin keskinliğinden netice alınmaz ve mürekkep koyu olmazsa yazıdaki renk yeknesaklığı tam olmaz ve tashih gerekir  diyebiliriz.
Kalem, nefes alır gibi, hatta ondan öte Hz.Ali (r.a.) Efendimizin âdetâ su üzerine yazar gibi kalemi yürütmelidir.
Tashihsiz yazarken bazıları ağır ağır, bazıları da çabukça yazmayı tavsiye ederlerse de doğrusu inkibab ve devirli, ( eğrimsi ve yuvarlağımsı ) çizgilerde ağır; keşîde ve emsali inmeler ve çıkma çizgilerde çabuk, ikisi ortası hareket iktiza eden yerlerde ise ona göre normal yazmaktır.
Tashihsiz veya çok az tashihli yazılara örnek:
1-Sami Efendi (1838-1912)
İstif Sülüs (Hulusî Efendi?ye (1869-1940) siyah kâğıt üzerine sulu zırnık ile yazmıştır. Tamamen tashihsizdir.)(Kalem Güzeli c.3, s.295)
 
 
 
 
2-TASHİHLİ YAZMA
 
Tashihli yazmak, yazının fazla kısımlarını gidermek ve noksanlarını tamamlamak sureti ile gereken en güzel şekli ve durumu sağlamak demektir.
Tashih işi bir heykeltıraşın hammaddeyi yonta yonta veya bazı ilaveler yaparak düzene koyması gibi bir nevi ameliyedir. Tashihli yazma işi , hattatlık başta olmak kaydıyla önce ressamlık sonra da heykeltıraşlık çalışmalarını andırır. Burada tashihsiz yazan hattatların, aynı anda ressamlık ve heykeltıraşlığı bünyelerinde toplayarak hattatlık sanatkârlıklarının ne denli zirvede olduklarını gösterir. Şimdi eserimizin adının niçin Zirve sanat Hüsn-ı Hat olduğu daha iyi anlaşılmaktadır.
Hiçbir hattat , hiçbir zaman yazısını sonradan tashih yapmak fikri ile yazmamıştır. Her harfi levha olacakmış gibi yaz sözü onlar için bir rehberdir.
Tashihte kaide yazmanın aksine olup yazmada, azdan çoğa, basitten mürekkebe olduğu hâlde tashihte çoktan aza, mürekkepten basite olup şu sıra takip edilir:
1-    Satır ve istif tashihi
2-    Kelime tashihi
3-    Harf tashihi
4-    Parça tashihi
5-    Hareke vs.tashihi
 
Tashih işinin kaba tashih ve ince tashih olmak üzere iki safhası vardır.
 
Tashih esnasında hattat (ameliyat yapan) bir operatör doktor gibidir. Önce iyi bir teşhis, sonra yazının hususiyetine, bünyevî tahammülüne ve hastalığın nev?ine ve derecesine göre neresinden ve ne suretle ameliyat yapmak gerektiğini bilmeli ve yapmaya muktedir de olmalıdır.
 
Bir waw ın başını, bir ha nın gözünü, bir ayn ın karnını tashih etmek, bir göz,bir beyin, bir apandisit veya kalp ameliyatı yapmaya benzer. Hatta daha zordur,  hasta ameliyat masasında kalabilir. Bu bakımdan da tashihli yazı yazmak, tashihsiz yazıdan daha zordur diyebiliriz. Çünkü tashih yaparak yazıyı düzelteceğim derken yazı ölür de haberimiz bile olmayabilir.
 
Nitekim Mahmud Yazırın (Kalem Güzeli, c.3, s.298) de örneğini verdiği yazı, tashih yapayım (düzelteyim) derken bünyesi bozularak diri diri gömülen yazılardandır. Böyle olmakla birlikte hat sanatını bilmeyenlerce ve bu sanattan hiç haberi olmayanlarca bu yazı onlara çok güzel gelebilir ve bu yazı için bile ne kadar güzel bir yazı. derler. İşte Hüsn-ı hattın ölüsü bile bu derece diri ve güzel!
 
 
Tashihin zorluğu ameliyata benzetildiği gibi bozuk bir adamı ıslâh etmek kadar zordur. benzetmesini de Mahmud Yazırın ağabeyi Hamdi Yazır yapmıştır.
 

 
 
  Bugün 4 ziyaretçi (9 klik) kişi burdaydı!  
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol