HÜSN-I HATTIN SANAT BAKIMINDAN DERECELERİ
1.MEKTEP (EKOL)
2.KOL
3.ÜSLUP
4.TARZ
5.TAVIR
6.ŞİVE
7.HAL
1.MEKTEP (EKOL):
Sülüs, nesih, talik, celî sülüs ve celî ta?lik başlı başına birer mekteptir.
Bir çok sanatkârı etrafında toplamış, onların yetişmelerini sağlamış, bediî zevk ihtiyaçlarını cevaplandırmış, zamanları ve muhitleri bakımından birden fazla MEKTEP, (ekol ) olabilir.
Arap kufîsi, Endülüs kufîsi birer mektebdir.
Hz.Alinin kufîsi, İmdâd taliki, Şeyh Hamdullah nesihi ve Râkım celîsi birer mektebdir, ( ekoldür ) ve her biri birer sanat abideleridir.
Tarih sırasına göre Osmanlı ve İranlı( mektep-ekol) olmuş hattatlar şunlardır:
A-ll.Bayezidin hat hocası Şeyh Hamdullah (1429-1520), sülüs ve nesihte ekoldür.
B-Ahmet Karahisarî.
C-İranlı İmadul-Hasenî (....-1617) talikte ekoldür.
Ç-Hafız Osman (1642-1698) sülüs-nesihte ekoldür.Hafız Osman hattı ile yazılmış Kuran-ı Kerimler meşhurdur.
D-Mustafa Râkım (1757-1826) sülüs celîde ekoldür.
E-Mahmud Celâleddin (....-1829) sülüs celîde ekoldür.
F-Kadıasker Mustafa İzzet Efendi (1801-1877) sülüs, nesih, hilye-ı şerifte mekteptir , ( ekoldür).
G-Şevkî Efendi (1829-1887) muhakkak Besmele?de ve sülüs-nesih hilye-ı şerifte ekoldür.
2.KOL:
Her biri bir mektebe mensub olmakla beraber nevrinde veya nevin bir şubesinde gerek gelişme gerek ifade ettikleri bediî kıymet itibariyle belli ve düzenli bir halde canlı ve seçkin izler üzerinde yürüyen yazılara KOL denir.
Her kol ayrı bir üslûp ifade eder.
Aynı yazı çeşidini muhafaza bakımından kola, yazanlarda silsile denilebilir.Meselâ:
Sülüste; Celâleddin, Kadıasker ...kolu,
Celîde; Râkım, Celâleddin...kolu,
Nesihte; Şeyh kolu, Hafız Osman kolu, Şevkî kolu, Hâmit kolu Fuat Başar kolu, Mehmet Özçay ...kolu,
Talikte; Mir Ali kolu, Yesarî kolu, Samî kolu,Prof. Ali Alparslan kolu...gibi.
3.ÜSLUP:
Muhtelif şahsiyetler tarafından yazılan, ekol veya kol teşkil edecek kadar diğerinden farklı yüksek karakter gösteren yazıların yazılmalarında hakim olan usul ve kaidelerin bütününe üslub denir.Meselâ:
Şeyh üslubu, Râkım üslubu dendiğinde koldan farklı olarak, yazının sanat seciyesini ifade eden vasıfların nevi içinde ayrı bir özelliği göze çarpar.
Bu, çehre üslubundan ileri gelir.
Onun için Şeyh Hamdullahın nesihteki üslubunu, Hafız Osmanın nesihinde bulamadığımız gibi, Hafız Osmanın nesihindeki üslubunu da Şevkî Efendinin nesihinde, Hâmit Hocanın nesihinde, Fuat Hocanın nesihinde bulamayız.
Fuat Hocanın (Dr. Fuat Başar) nesihindeki üslubu da hiçbir hattatta göremeyişimiz gayet tabiîdir.
4.TARZ (VADİ)
5.TAVIR-ÇALIM
6.ŞİVE (Dildeki şive gibi)
7.HÂL:
Şiveden daha hususî bir özelliktir.
Yukarıda gördüğümüz ve konuşmalarımızda yazıların sanat bakımından bu derecelerini, bu türlü, bu çeşit, bu biçim, bu şekil, durumu ve çalımı şeklinde ifade edebiliriz.
Seleften halefe yani eskilerden yenilere gelen ıstılâhları ise; MEKTEP, kol, üslub, tarz, tavır, şive ve hâl olarak belirtebiliriz.